ŞİDDET

ŞİDDET

ŞİDDET

Şiddet, güç ve baskı uygulayarak insanların bedensel veya ruhsal açıdan zarar görmesine neden olan hareketlerin tümüdür.

Şiddet denilince akla hemen vurmak ve dayak gelir fakat şiddetin farklı türleri vardır.

Şiddetin türleri:

  • Fiziksel şiddet; dayak atmak, dövmek, vurmak, silah çekmek, silahla yaralamak.
  • Sözlü şiddet; eleştirmek, aşağılamak, küfür etmek, tehdit etmek, bağırmak, hakaret etmek, küçümsemek.
  • Toplumsal ilişkileri sınırlayıcı şiddet; ailesi, arkadaşları ve çevresi ile görüşmeyi yasaklamak ya da sınırlamak, gittiği her yerde takip etmek, özel yaşam ve mahremiyet hakkı tanımamak, zorla evlendirmek.
  • Cinsel şiddet; istemediği halde cinsel ilişkiye zorlamak, cinsel olarak kişiyi korkutan ve kıran hareketlerde bulunmak, cinsel organlara zarar vermek.
  • Ekonomik şiddet; parasına el koymak, zorla istemediği bir işte çalıştırmak, ihtiyaçlarını karşılamamak, istediği halde çalıştırmamak.

Şiddetin nedenleri

Biyolojik nedenler;

  • Yapılan araştırmalara göre saldırganların büyük olasılıkla erkek oluşu, erkeklik hormonlarını düşündürmektedir. Erkeklerde yaş arttıkça şiddetin ortaya çıkması bize hormonların etkili olduğunu göstermektedir. Şiddet uygulayanların dengesiz ve ruhsal bozukluğu olduğu düşülmektedir fakat bu sadece % 10 luk bir kısmı kapsamaktadır. Şiddet herkeste farklı sebeplerden doğmaktadır. Saldırgan kişilerin sadece belli yerlerde belli kişilere şiddet uyguladığı gözlenmiştir. Örneğin; kişi hanımına evde şiddet uygular fakat dışarıda aynı şekilde öfkelendiği arkadaşına ya da patronuna şiddet uygulayamaz.

Şiddetin nedenleri

Öğrenme ile ilgili nedenler;

  • Kişinin çocukluk ve gençlik dönemlerinde, şiddetin uygulandığı bir ortamda yetişmesi ya da şiddete maruz kalması, onunda şiddete başvurmasında açık bir kapı bırakacaktır. Şiddet takdir edilen bir davranıştır ve en çok aileden öğrenilir. Şiddetin ailede öğrenilmesi sadece yetişkinler tarafından değil kardeşler arasında da gerçekleşir. Yapılan araştırmaya göre babasının annesini dövdüğünü gören çovukların evliliklerinde eşlerini dövme ihtimali 7 kat daha fazla.

Şiddetin eğitim aracı olarak kullanılmasıyla ilgili nedenler;

  • Bazı ailelerde şiddet çocuğu eğitme aracı olarak kullanılan bir metottur. Evde ve okulda disiplinin sağlanılmasında şiddete tanık olan çocuklar aynı şekilde bu döngünün devamlılığını sağlarlar. Çocuk yetişkinlik döneminde şiddeti bir sorun olarak değil metot olarak görmeye başlar.

Toplumsal nedenler;

  • Şiddetin  hoş görülmesi ve paylaşılan değerler olması
  • Maçoluğun ve taş fırın erkekliğinin hoş karşılanması
  • Dayak cennetten çıkmıştır cümlesinin fenomen olması
  • Erkek egemen yapısının hakim olduğu topluluklarda kadının evde ki köle olarak düşünülmesi (‘sırtından sopası karnından sıpası eksik olmasın düşüncesi’)
  • Kadınların gerek fiziksel gerekse ekonomik açıdan kendilerine muhtaç olunduğunun düşülmesi
  • Şiddetin asıl amacı güçlü olanın güçsüz olan üzerinde ki hakimiyetini kurmaya çalışması

Günümüzde yalnız kadınlara yönelik şiddet değil erkeklere, çocuklara ve yaşlılara yönelik şiddet de uygulanmaktadır. Gruplandığında;

Erkeklere yönelik şiddet; araştırmaların sonuçlarına göre erkeklerin %69u, kadınların %73ü eşlerine sıklıkla sözel şiddet uygulamaktadır.

Çocuklara yönelik şiddet; çocuğun ailesi ya da bakan kişi tarafından çocuklara fiziksel ya da psikolojik şiddet uygulanmaktadır. Ne yazık ki çocuk istismarı da ciddi ölçüde günümüzde varlığını hissettirmeye başlamıştır.

Yaşlılara yönelik şiddet; yaşlılarda ne yazık ki diğer aile üyeleri gibi şiddete maruz kalabiliyorlar. Evde bakımıyla sorumlu olunan yaşlının onun izni ve rızası olmadan parasının kullanılması, haklarının yok sayılması ve çevre içerisinde küçük düşürülmesi, çeşitli olanaklardan yoksun bırakılması... Fakat en sık uygulanan şiddet biçimi ise yaşlıların ihmal edilmesi…

Şiddet ile ilgili doğru bilinen yanlışlar;

  • Şiddet sadece yoksul ve eğitimsiz ailelerde değil sosyal ve ekonomik düzeyi yüksek ailelerde de görülebiliyor. Bununla birlikte eğitimli yüksek gelirli aileler de şiddetin varlığını saklama eğiliminin daha yüksek olduğu görülmüştür.
  • Şiddetten sonra özür dilenmesi herşeyi unutturur, şiddetin affedilmesi onun tekrar yaşanmayacağı anlamına gelmez. Şiddet affedilmesi ve kabul edilmesi zor bir davranıştır.
  • Eğer mağdur evi terk ederse şiddet kesilir, pek çok şiddet mağduru ekonomik nedenler, toplumsal baskılara, çocuklarını zor durumda bırakmama, nasıl yardım alacağını bilmediğinden ötürü şiddeti ve evini bırakamaz.
  • Şiddet çocuk terbiyesinin kaçınılmaz bir ögesidir, kızını dövmeyen dizini döver, bu düşünce şekli yanlıştır. Şiddet gören çocuklarda kendilerine olan saygı, yetişkinlere olan güven ve yaşam sevinci ciddi boyutlarda hasar görmektedir.
  • Öfke kontrol edilemez ve şiddetle sonuçlanır, öfke ve dürtüler kontrol edilebilir davranışlardır. Dürtü ve öfkenizi kontrol etmeyi başaramazsanız bunun sonucu bir canlıya şiddetle bitmemelidir.
  • Şiddetin tek sebebi alkoldür, alkol şiddet kullanımını artırabilir  fakat ikisi farklı sorunlardır. Birinin tedavisi diğer sorunu ortadan kaldırmaz. Her iki sorununda tedavi edilmesi gerekmektedir.

Şiddeti hiçbir canlı hak etmez. Şiddet uygulayan kişinin ruhsal sorunudur, mağdur olan kişinin değil. Şiddet mağduru olduğunuzu düşünüyorsanız kendi saygınlığınızı kaybetmeden mutlaka profesyonel destek almanızı tavsiye ederiz. 

                                                                                                               Handan Bilirgen