PRENS Mİ? KURBAĞA MI?

PRENS Mİ? KURBAĞA MI?

              

  KURBAĞA MI? PRENS Mİ?

Güneşli bir günde güzel bir kız göl kenarında gezerken bir kurbağa ile karşılaşır.
Kurbağanın aciz görünüşü güzel kızın yüreğini acıtır. 
Birden kurbağa güzel kızla konuşmaya başlar;

-'Güzel kız beni eve alıp bana bakar mısın? Aslında ben bir prensim ve bana bir büyü yapıldı. Bana sevgi ve şefkatle bakarsan ancak o zaman büyü ortadan kalkar.'
Güzeller güzeli kız düşünür, ya gerçekse söyledikleri diye. Kız kurbağayı almaya tiksinse de prenses olabilmek için kurbağayı alıp eve götürmeye karar verir. 
Eve götürür ve kurbağaya çok iyi bakar, şefkatle ilgilenir. Günler geçtikçe kurbağa iyileşmeye başlar fakat ters giden bir şeyler vardır. Güzel kız gün geçtikçe solmaya başlar. Kıyafetlere, kendine, hatta arkadaşlarına bile vakit ayıramaz olur. Yüzünde de eski gülücükleri kalmamıştır artık. Kız kendini ve günlerini doyumsuz kurbağaya şefkatle bakmaya adamıştır.
Güzel kız kurbağanın bütün çirkinliklerine rağmen prenses ol a uğruna kurbağaya en iyi hizmeti yapmaya devam eder.
Günler geçtikçe çirkin kurbağanın davranışları dayanılmaz bir hal almakta devam ediyordu.
Küçük kız bu duruma daha fazla dayanamayıp büyücüye gider. Büyücü fal taşlarını önüne attığında küçük kıza ;

-'Bu sadece bir kurbağa' der.
Güzel kız buna inanmaz 'Kurbağaya bu kadar hizmet ettim' diye düşünür ve büyücünün söylediklerine inanmayıp bu sefer de iyilik perisine gider.
İyilik perisi cam küresine bakarak güzel kıza;

-'Bu sadece bir kurbağa' der.
Küçük kız şaşkına döner 'Hayır, bu da doğru olamaz' deyip iyilik perisinin onu kıskandığını düşünür. ' Ya bir gün bu kurbağa bir prense dönüşürse ona o kadar baktım prenses olmak benim hakkım diye düşünerek evin yolunu tutar.
Eve giden yol kurbağayı bulduğu gölden geçiyordu ve göl kenarında biraz dinlenmeye karar verir. Yüzünü yıkamak için göle eğildiğinde kendi yansımasını görür, yorgun, rengi solmuş ve mutsuz biri ona bakar.
Aslında güzel kız aradığı cevabı kendi yansımasında bulmuştur ve orada anlar ki; 
Bu kurbağa gerçek bir prens olsaydı, davranış ve hareketleri ile bunu belli ederdi. Dinlenmeye devam ederken kurbağadan kurtulmayı düşünmüştü fakat yine de bundan emin değildi.
Güzel kız eve döndüğünde kızgın kurbağa yine söylenmeye başlamıştı

-'Beni bunca saat aç ve susuz bırakmaya nasıl cüret edersin' dediğinde, güzel kız emin bir şekilde yatağın çarşafıyla birlikte çirkin kurbağayı pencereden dışarıya fırlatır.
Kurbağanın gidişine üzülse de, kendini, değersiz bir varlığa harcadığı emeğine üzülüp ' Nasıl bu kadar kör olabildim' diye sorar.
Ve artık kendisine hak ettiği değeri vermesi gerektiğini düşünüp kimsenin onun üzmesine izin vermeme kararı alır...

                                                                      Psk. Yaşam Koç Ravza Tunca Kızılçim